SONER TOROS’UN YAZISI

‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’, ‘Komşu komşunun külüne muhtaçtır’ gibi ata sözlerinin en çok ihtiyaç olduğu ve en çok uygulamaya geçirilmesi gereken bir dönemdeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da başlattığı ‘Biz Bize Yeteriz’ kampanyası ile dayanışmaya, birlik ve beraberliğe dikkat çekiliyor.

 

Ancak...

 

Şu yaşanan zorlu süreçte komşuluk hukukuna ilk aykırılık gösteren komşumuz/dostumuz Burdur oldu. Her ilin tedbir alması, tedbirli olması gayet normal. Buna diyecek bir sözümüz yok. Ancak Burdur’da, giriş-çıkış yasaklanan 30 büyükşehir ve Zonguldak’ta uygulanmayan bir kural uygulanıyor. İçişleri Bakanlığı’nın genelgesinde ;

 

Temel ihtiyaç (gıda/temizlik vb.) malzemeleri ile ilaç ve tıbbi malzemeler başta olmak üzere tüm ticari faaliyetlerin sürekliliği için gerekli olan ürün ve/veya malzemelerin lojistiği, üretimi ve naklinde yurt içi ve dışı taşımacılık kapsamında görevli olanlar ve araçları; malın cinsi, teslimat yeri/alıcı adresi, teslimat tarihini gösteren taşıma irsaliyesi, teslimat makbuz veya fatura vb. belgeler ile giriş/çıkış yapabileceklerdir. Belirtilen amaçlarla kısıtlanan illere giriş yapanlar, giriş amacını  gösteren belgeler ile 72 saat sonrasına kadar teslim ilinden ayrılarak ilk çıkış iline dönebilecektir.

Bu  şekilde giriş/çıkışı sınırlandırılan illere giren ticari araç sürücüleri seyahatleri süresince, değişim  sürelerine uyarak maske takmak, temas gerektirdiği durumlarda sosyal mesafeye uymak   zorundadırlar. 

Çalışma hayatı içerisinde yer alan yönetici, çalışan ya da işyeri sahiplerinin ikamet ve

işyerlerinin farklı illerde bulunması durumunda iller arasındaki giriş/çıkışları; bu durumu ispatlayan   (yerleşim yeri/ikamet belgesi, SGK kayıt belgesi) belgeleri ibraz etmek şartı ile yapılabilecektir.

Başta sağlık ve güvenlik olmak üzere kamu görevi ve hizmetinin sürekliliğinin 

sağlanmasında görevli olanlar; görevli olduklarına dair belge veya kimlikle giriş/çıkış 

yapabileceklerdir” deniliyor.

Burdur ne yapıyor? En riskli büyükşehirlerde bile uygulanmayan bir uygulamaya imza atıyor.

Özellikle Isparta’dan giriş yasak. Isparta’ya çıkış yasak.

Yıllardır Burdur ile Isparta arasında bir ticari ilişki var. Burdur’da yaşayıp Isparta’da çalışanlar, Isparta’ya yaşayıp Burdur’da çalışanlar var. Her gün evine gidip-geliyor. Ispartalıların Burdur’da yatırımları var. Keza Burdurluların da burada yatırımları var.

Kamu görevlileri. En az 1000 kişi günde Burdur’a gidip-geliyor.

Şimdi yasakmış. Kamu görevlilerine, idareci dahil olsa Burdur’da kalın diyorlar.

Peki kalsınlar. Ne yiyip, ne içecekler. Hadi kalacak yer buldular. Her yer kapalı, nerede yemek yiyecekler. Maddi güçleri buna yeterli mi? Hiç düşünen yok.

Evine dönemediği için işten çıkan ya da işine gidemediği için çıkarılan işçilerin durumu ne olacak? Aileleri ne olacak?

Bu hareket Isparta’yı vebalı gibi göstermektir. Neymiş ‘Isparta’da koronavirüs vakası çokmuş, aman bize bulaştırmasınlar’ Isparta’dan gelenler Burdurlulara virüs bulaştırabilir miş? Bu iki dost şehir arasındaki ilişkiyi çok zarar verecek bir karar.

Isparta, Türkiye’nin koronavirüs ile mücadelesinde stratejik şehirlerinden birisidir. KYK yurdu kapasitesi, referans hastanesi ile Türkiye’nin bu sürecine en ciddi katkıyı vermektedir. Yarın belki Burdur’a da lazım olacağız.

İlimizde de Sayın Valimiz, Belediye Başkanımız ve diğer kurumlar en üst düzeyde tedbirlerini alıyor ve uyguluyor. Bu tedbirler sayesinde koronavirüsün yayılması önlendi. Koronavirüs Isparta’dan yurt dışı bağlantısı, sağlık görevlisi olan kişiler dışında hiç kimseye bulaşmadı ki, Burdurlulara bulaşacak.

Burdur ilimizin komşuluk hukukuna uygun, zor gün dostluğuna uygun davranışa, alınan kararlarla Isparta’yı ve halkımızı incitmemeye davet ediyoruz.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

DİĞER HABERLER